Yayla İsimleri Büyük Mü? Bir Yayla Yolculuğunun Hikayesi
Kayseri’nin yaylalarına her gidişimde farklı bir şeyler hissediyorum. Her seferinde daha çok derinleşiyor duygularım, sanki bir parçam orada kalıyor. Bugün, size bununla ilgili bir hikâye anlatmak istiyorum. O yayla yolculuğunun ne kadar anlamlı ve duygusal olduğunu, içinde kaybolduğum anları ve hatta o yolculuk sırasında kendime sorduğum basit bir soruyu: “Yayla isimleri büyük mü?”… Bu soruya verdiğim cevabın içinde hep bir parça kaybolduğumu ve umudumu bulduğumu söyleyebilirim. Belki siz de okurken kaybolursunuz, kim bilir?
Bir Sabah, Bir Yayla Yolculuğu
O sabah, Kayseri’nin sabah serinliğinde, annemle evin bahçesinden çıkıp yola koyulduk. Sadece birkaç valiz, biraz taze peynir, tereyağı ve annemin hazırladığı börekler vardı. Yaylaya gitmek, bizim için her zaman bir gelenek olmuştur. Ama bu sefer biraz farklıydı. Annemin gözlerindeki ışık, her zaman yaptığı yolculuklardan çok daha fazlasını söylüyordu. Belki de eski zamanların anıları vardı, ya da bu sefer gerçekten bir şeyleri değiştirme isteği… Kim bilir?
Yolda, annemle aramızda konular değişip duruyordu. Konu bir şekilde yine yaylalara geldi ve annem bana yayla isimlerinin büyüklüğünü düşündüren o soruyu sordu: “Biliyor musun, bu yaylaların isimleri hep büyük olur. Büyük bir anlam taşır, özel bir yerleri vardır.” O an içimde bir şey kıpırdadı. Yayla isimlerinin büyüklüğü ne demekti? Gerçekten de yayla isimleri bir anlam taşıyor muydu? Yoksa sadece basit, büyük gösterişli adlar mıydı?
İsimlerin Arkasında Ne Var?
Yayla isimleri, bazen büyük, bazen de çok sade olabilir. Ama her biri farklı bir tarihi, bir duyguyu, bir kimliği temsil eder. Çocukluğumdan beri, her yayla ismi bana çok büyüleyici gelmiştir. Mesela “Kızılkaya” dediğimizde herkesin gözlerinde bir parıltı olurdu. Kızılkaya, o kadar büyük ve derin anlamlar taşıyan bir isimdi ki, Kayseri’nin en yüksek yaylalarından birine çıktığınızda, o isim birden insanı içine alır, gözlerinizi kocaman yapardı. Kızılkaya’da her şey daha büyüktür. Kızılkaya’nın arkasında yüzyılların sırrı vardır gibi hissederim.
Fakat bu sefer, o yaylaya doğru giderken içimdeki kaybolmuşluk hissi daha da belirgindi. Yayla isimleri büyür mü? Gerçekten de büyük olur mu? Sadece bu soruyu sorarak içimde bir boşluk oluşturdum. Bazen bir kelimenin, bir ismin üzerindeki baskı, size daha fazla yük getirebilir. O ismin taşıdığı anlam, belki de bu kadar ağır bir hale gelmemeliydi. Ama ne zaman yaylaların ismini duysam, içinde bir boşluk varmış gibi hissediyorum.
Yolculuğun Kendisi
Yolculuk boyunca sabırla, fakat biraz da merakla ilerledik. Bir yaylaya gitmek, sadece bir yere gitmek değil, bir zamana gitmektir. Sanki yıllar öncesinin izlerini, o yaylalara her çıkışımda biraz daha yakalayabilirmişim gibi gelir. Her şeyin anlamı vardır o yollarda. Her adımda, her kırık taşta, bir hikaye saklıdır. Giderek, yaylaya yaklaştığımızda, kayalar daha keskinleşiyor, havadaki ferahlık daha yoğunlaşır. O an bir kayalığın zirvesine bakarken, annemin yanımda olduğu o anı hatırlıyorum. “Yayla isimleri büyük mü?” sorusu hep kafamda dönüp duruyor.
Yaylalara vardık. Gözlerim yerinde duramıyordu. Burası sadece bir yer değil, bir yerdir, aslında bir ruhu vardır. Kayalarla, ağaçlarla, bulutlarla bir bütün. Zihnimdeki soruyu bir kenara bırakıp, o anın tadını çıkarmaya başladım. Annem yanımda otururken, ben de yaylaya doğru bakıyordum. “Buralar ne kadar büyük,” dedi annem, bir an düşündü, sonra devam etti: “Burası Kızılkaya, ismi bile büyük, değil mi?”
Kaybolmuş Ruhlar ve Büyük İsimler
Yaylada geçirdiğimiz saatler boyunca, içimde kaybolmuş bir duygu vardı. Büyük isimler, büyük yerler, büyük hatıralar. Ama gerçekten büyük olan ne? Her yayla adı, kendi büyüklüğünü farklı bir şekilde taşır. Kızılkaya, bir diğer, Şahin Tepesi, Sazova, her biri Kayseri’nin bir parçası. Ama onların büyüklüğü sadece isimde mi? Yoksa orada bulunan insanlarda mı? Zamanla fark ettim ki, isimlerin büyüklüğü, sadece kelimelerde değil, o yerin taşıdığı anlamda gizlidir. O anlam, her birimiz için farklıdır. Belki de bir yayla adı, bir insanın yüreğindeki büyük duyguyu simgeler. Belki de büyüklük, o anki hislerimizde yatıyordur.
Yaylaların isimleri gerçekten de büyük mü? Sorunun cevabı belki de basittir: Evet, bazen büyükler. Ama büyüklük, her zaman sayılardan, boyutlardan ya da kelimelerden gelmez. Yayla isimlerinin büyüklüğü, her birimizin onları ne kadar içten ve sevgiyle kabul ettiğimizle şekillenir. Eğer o yayla senin için özelse, ismi de büyüktür. Bunu anladım. Yavaşça gülümsemeye başladım ve annemle sohbet etmeye devam ettik. Artık sorumun cevabını bulmuş gibiydim. Evet, bazen yayla isimleri gerçekten büyür…
Sonuçta Ne Öğrendim?
Yaylaya her gidişimde, her seferinde bir şeyler öğreniyorum. Bazen geçmişi, bazen geleceği, bazen de kendimi. Bugün, yayla isimlerinin büyüklüğünü sorguladım. Ama sonunda fark ettim ki, her yayla adı birer hatıra, birer izdir. Her yayla adı, bir anlam taşır. O anlamı taşıyan ise, orada olanlardır. Kimisi için Kızılkaya büyük olur, kimisi için Sazova… Ama aslında önemli olan, o isimlerin ne kadar derin hisler barındırdığıdır. O hisler büyüktür.
Yayla isimlerinin büyüklüğü, hayatta bazen ne kadar küçük şeyler olduğunu düşündürse de, bir yeri, bir anı, bir duyguyu büyük yapan bizleriz. Belki de bu sorunun cevabı o kadar da önemli değil. Önemli olan, o isimlerin içinde ne kadar kaybolduğumuzdur. O yaylalar, bizim ruhumuzu büyütür, duygularımızı şekillendirir. Yaylalar, her zaman büyüktür, çünkü onlara kattığımız anlam büyüktür.