Cumhuriyetten Önce Türkiye Ne ile Yönetiliyordu? Psikolojik Bir Mercek Altında Hepimizin içinde, toplumsal yapıları anlamaya yönelik bir merak vardır. İnsan davranışlarının ardındaki motivasyonları, güdüleri ve duygusal süreçleri anlamak, bu yapıları çözmenin ilk adımıdır. Her gün gördüğümüz siyasi ve toplumsal olaylar, aslında insan zihninin, duygularının ve toplumsal ilişkilerinin yansımasıdır. Bu yazıda, Cumhuriyet öncesi Osmanlı İmparatorluğu’nu, psikolojik bir bakış açısıyla inceleyeceğiz. İmparatorluğun nasıl yönetildiği, bireylerin ve toplulukların davranışlarını nasıl şekillendirdiği üzerine bir yolculuğa çıkacağız. Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde, sosyal yapılar ve güç ilişkileri bireylerin ruhsal durumlarını derinden etkileyen bir yapıya sahipti. O zamanlar Türkiye’de egemen olan yönetim biçimi, mutlak monarşi ve padişahın…
Yorum BırakDijital Macera Günlüğü Yazılar
Bitkiler Birbiriyle Konuşur Mu? Ekonomi Perspektifinden Bir Analiz Ekonomi, kaynakların kıtlığı ve sınırlı seçimler üzerinden şekillenen bir bilim dalıdır. Ancak bu kaynaklar sadece finansal ya da doğal değil; aynı zamanda sosyal ve çevresel bağlamlarda da kıt olabilir. Kaynakları en verimli şekilde kullanabilmek, her birey ve toplum için daha iyi bir yaşam kalitesi sağlamak adına kritik bir amacıdır. Ekonomik kararlar, bazen maddi değerlerle değil, daha çok psikolojik, sosyal ve çevresel faktörlerle de şekillenir. Peki, bitkiler birbiriyle konuşur mu? Bu soru ilk bakışta biyolojik bir merak gibi görünebilir, ancak aslında ekonominin temel meseleleriyle derin bir ilişkisi vardır. Bitkilerin birbirleriyle iletişim kurmasının, aslında…
Yorum BırakAskerlik 19 mu 20 mi? Tarihsel Kökenler ve Günümüz Tartışmaları Hayatınızda bir dönüm noktası var mıydı? Herkesin adım atarken biraz çekindiği, biraz da gurur duyduğu bir an… İşte, askerlik de tam böyle bir deneyim. Kimi için 19, kimi için 20, bazen de “her ikisi de” derken kafa karıştırıcı bir hâl alabiliyor. Ama bir gerçek var: Türkiye’deki askerlik yaşı, toplumsal hafızada önemli bir yer tutar ve zaman zaman bu yaşın 19 mu, yoksa 20 mi olması gerektiği tartışılır. Kimi, “Neden 19 değil?” derken, kimisi “20 yaş, gençlerin gelişimi için daha uygun” diyerek karşı görüş belirtiyor. Peki, tarihsel süreçte bu yaş neden…
Yorum BırakAkvaryumlar ve Siyasal Düzen: Güç İlişkilerinden Demokrasiye Bir Analiz Akvaryum, sıklıkla su altı yaşamının huzurlu ve düzenli bir şekilde gözlemlenmesini sağlayan bir ortam olarak düşünülür. Ancak, bir akvaryumun içerisinde var olan suyun hacmini anlamak, siyasal analizlerde de aynı derecede önemli olabilir. Bunu düşünün: bir akvaryum, tıpkı bir toplum gibi, belirli sınırlar içinde şekillenir ve var olur. Akvaryumun suyu ise toplumsal düzenin, güç ilişkilerinin, iktidarın ve yurttaşlıkla ilgili çok katmanlı etkileşimlerin bir simgesi olarak düşünülebilir. Bir akvaryumun ne kadar su alacağını anlamak oldukça basittir; 50 cm uzunluğunda bir akvaryumun su kapasitesini hesaplamak, derinlik ve genişlik gibi temel ölçütlerle yapılır. Ancak siyasal…
Yorum BırakÖzdeşlik Kuramı: Tarihsel Bir Perspektif Geçmiş, yalnızca tarihsel bir zaman dilimi değildir; bugünü anlamamızda, toplumsal yapıları, kültürel değişimleri ve kimlik arayışlarımızı anlamamızda önemli bir rehberdir. Özdeşlik, tarihsel sürecin önemli bir parçası olarak şekillenmiş ve zaman içinde evrilmiştir. Toplumların kendilerini tanımlama biçimleri, kültürel değerler, sosyal yapılar ve bireysel kimlikler üzerindeki etkileri bugün de sürmektedir. Özdeşlik kuramı, sadece bireylerin kendilerini anlamlandırma biçimleriyle ilgili değil, aynı zamanda toplumsal yapıların bu kimlikleri nasıl inşa ettiğini anlamamıza yardımcı olur. Özdeşlik Kuramının Temelleri: Antik Dönemden Orta Çağa Özdeşlik kuramı, ilk olarak antik dönemde, bireyin toplum içindeki yerini anlamlandırmaya yönelik olarak ortaya çıkmıştır. Antik Yunan’da, özellikle Platon…
Yorum BırakYasamanın Asilliği: Antropolojik Bir Perspektif Yasamanın asilliği… Birçok insan için, bu kavram; üstünlük, gurur veya toplumda saygı görmekle ilişkilendirilir. Ancak, yasamanın asilliği, yalnızca bir kültürün değerleri, ritüelleri ve toplumsal yapılarına göre değişen bir olgudur. İnsanlık tarihine, kültürel çeşitliliğe ve antropolojik gözlemlere baktığımızda, “asillik” kavramının evrensel bir tanımının olmadığı, aksine her toplumun kendi kültürel dinamikleriyle şekillendiği görülür. Bu yazıda, yasamanın asilliğini kültürel görelilik, kimlik oluşumu ve toplumsal yapılar üzerinden tartışarak, farklı kültürlerden örnekler sunmaya çalışacağım. Asillik ve Kültürel Görelilik Asillik, bireylerin ya da grupların toplum içindeki yerini ve statülerini belirleyen, tarihsel ve kültürel bir olgudur. Ancak bu yer, her kültür ve…
Yorum BırakHidrolik Yağı Kaç Litre Konur? Bir Genç Gözünden Bir gün, Ankara’da sıradan bir iş günümün ortasında, eski bir traktörün yanında buldum kendimi. O kadar eskiydi ki, üzerinde toprak birikmiş, paslanmış, ama hâlâ çalışıyor gibiydi. Yağ sızıntılarından bir şeylerin yanlış gittiğini anladım. Ve o an aklıma geldi: “Hidrolik yağı kaç litre konur?” Sadece bir soruydu ama bir anda başımı döndürdü. Bu basit sorunun arkasında pek çok şey vardı; traktörün içindeki sistem, mühendislik, bakım, günlük yaşam… her şey birbirine bağlıydı. Benim için veriler bir şeyleri açıklamanın en iyi yoludur. Ama bazen verilerle bir hikaye yaratmak, gerçekten en iyi çözümü bulmanızı sağlıyor. İşte…
Yorum BırakDügah Nedir? Derinlemesine Bir Bakış Birçok insan, hayatında bazen anlamını tam olarak bilmediği kelimelerle karşılaşır. “Dügah” kelimesi de bu kelimelerden biridir. Belki de siz de bir yerlerde duydunuz ya da okudunuz, ama tam olarak ne anlama geldiğini hiç düşünmediniz. Peki, “Dügah” gerçekten ne anlama geliyor? Bu yazıyı okurken, sadece bir kelimenin etimolojisini öğrenmekle kalmayacak, aynı zamanda bu kavramın tarihsel köklerine, kültürel yansımalarına ve günümüz tartışmalarındaki yerini de keşfedeceksiniz. Dügah’ın Kökeni ve Anlamı Dügah, dilimize Arapçadan geçmiş bir kelimedir ve kökeni “duğāh” (دُغَاه) kelimesine dayanır. Türkçede genellikle “cehennem” veya “cehennem yolu” anlamında kullanılır. Bu kelime, insanın kötü yola sapması veya kötü…
Yorum BırakCiğer Temizliği: Bir Metin, Bir Beden, Bir Yeniden Doğuş Edebiyat, bir metnin derinliklerinde gizlenen anlamları açığa çıkaran ve insan ruhunun derinliklerine inen bir yolculuktur. Her bir kelime, bir yola çıkar, bir iz bırakır ve bazen bu izler bir arınma, bir temizlik sürecine dönüşür. Tıpkı bedenin içsel temizliğini sağlamak için yapılan bir uygulama gibi, kelimeler de bir arınma süreci yaratabilir. İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri, içsel ve dışsal temizliğin dengesini kurabilmesidir. Bu yazıda, “ciğer nasıl temizlenir?” sorusuna edebiyat perspektifinden yaklaşacak, bu somut bir soruyu metinlerarası ilişkilere ve sembolizme dönüştüreceğiz. İçsel bir temizlik, insanın bedeni kadar ruhunu da ilgilendirir. Tıpkı bir edebi…
Yorum BırakFark Badi Ne Demek? İzmir’de Bir Kelime Macerası Geçen gün İzmir’in güzel sokaklarında bir kahve içiyordum, arkadaşlarla muhabbetin dibine vurmuşuz, kahkahalarla gülüyoruz. Birden, bir arkadaşım bana döndü ve “Fark badi ne demek?” diye sordu. Şaşırdım tabii, çünkü bu kelimeyi daha önce duymadım. Ama bir yandan da, biz İzmirli çocuklar olarak her an her şey olabilir diye düşündüm. Bu kelime de büyük ihtimalle, mahallede bir yerde, bir köşe başında, semt pazarında ya da kafelerde karşımıza çıkabilecek yeni bir “street slang”dir. Neyse, durumu kurtarmak için ben de tabii hemen bildiğimi varsayarak: “Ya, fark badi, işte çok rahat, böyle tam İzmir tarzı bir…
Yorum Bırak