İçeriğe geç

Gönüllülerin desteği ile toplum için hizmet eden kuruluş nedir ?

Gönüllülerin Desteği ile Toplum İçin Hizmet Eden Kuruluş Nedir?

Giriş: Bir Kahve ve Düşünceler

Bugün yine sabah sabah, evden çıkarken son bir umutla “belki bu sefer kahvemi dökmeden gidebilirim” diye düşündüm. Ama tabii, İzmir’in sabah sıcağında, kahvemi ceketime döktüm ve “bugün de mükemmel bir gün değil” dedim kendi kendime. O sırada aklıma, günümüzün önemli meselelerinden biri geldi: Gönüllülerin desteği ile toplum için hizmet eden kuruluşlar. Hani bazen Facebook’ta karşılaştığın “yardım et, gönüllü ol” gibi paylaşımlar vardır ya, işte onlardan bahsedeceğim.

Hani insanlar der ya, “Ben de bir şeyler yapmak istiyorum ama nereye nasıl başlarım?” diye. Bir şeyler yapmak isteyen ama bir türlü başlayamayanlardan biri de bendim. Ama sonra fark ettim ki, aslında gönüllülük çok ciddi bir iş. Sadece “helal olsun” deyip geçeceğiniz bir şey değil.

Gönüllülerin Topluma Katkısı: Nedir Bu?

Gönüllüler, hayatımıza ne kadar büyük bir etki yapar, buna gerçekten dikkat ettiniz mi? Yani, birisinin sürekli “Benim yardım etmeye ihtiyacım var” diye atılmasına gerek yok. Toplum için hizmet eden bir kuruluş, insanların el birliğiyle, gönüllü olarak, çoğunlukla bir araya geldiği ve bazen kar amacı gütmeden çalıştığı organizasyonlardır. Şu hayatta “gönüllü” kelimesini bir yere koyarak geçiştiremeyiz. Bunu ciddi düşünmemiz gerekiyor, yoksa gerçekten hayatı çok ciddiye almadığımızı gösterir.

Mesela, bir kermes düzenlemek için gönüllü olan bir grup insan var. Ne yapıyorlar? Bir araya geliyorlar, el birliğiyle ürünler yapıyorlar, satıyorlar. Bu ürünlerin satışından elde edilen gelir ise, bir okulun yenilenmesine, sokak hayvanlarına yardım etmeye veya benzeri bir toplum yararına kullanılıyor. Hani şu gönüllülerin desteği ile toplum için hizmet eden kuruluş nedir sorusunu net bir şekilde açıklayan türden bir örnek.

Ama düşünün, bu kermeste en fazla çayı döken kişi kimdir? Tabii ki ben! Yani gönüllü olmanın en güzel taraflarından biri de, “ben katkı sağladım” dedikten sonra, döktüğünüz çayları kimin temizleyeceğini düşünmektir. Gerçekten gönüllü bir iş, insana başka bir perspektif kazandırır.

Gönüllülükte İlk Adım: “Hadi Ya, Ben de Katılayım!”

Bir arkadaşım var, adı Murat. Bu adam her zaman “hadi ya, ben de katılayım” der ama bir türlü gönüllü organizasyonlarına adım atmaz. Sonunda bir gün ona dedim ki: “Hadi, sana göre çok zor bir şey değil. Gel, şu kermese yardım edelim. Orada seni gören biri ‘ne kadar harika bir insansın’ desin, ego yapalım, olur mu?” Murat, “Ego? Bunu duydum, ben hemen geliyorum” dedi.

Murat’ın gönüllü işlere ilk adımı, bana göre bir sosyal deney gibiydi. Ama gerçekten, bir süre sonra toplumu iyileştirmek için ne kadar etkili bir araç olduğunu fark etti. Ve bu da hepimizin hayatına yansıdı.

Gönüllülerin desteği ile toplum için hizmet eden kuruluşlar, sadece para kazanmaktan ibaret değil. İnsanlar bir araya gelir, el birliğiyle çalışır ve karşılıklı dayanışma sağlanır. Kiminin kahveyle tanıştığı yer burası olur, kimininse gönüllülük bir yaşam biçimine dönüşür.

“Gönüllü Olmak Ne Kadar Zor Olabilir ki?”

Benim bir arkadaşım da bir dönem gönüllü çalışmalara katılmaya karar verdi. Hani şu “bunu yaparım, çok basit” diyerek başladığı bir süreç var ya, işte o… Birkaç hafta sonra bana mesaj attı: “Ya valla zor işmiş bu gönüllülük ya, sabah 7’de kalkıp 15 çocuğa kitap okumanın nesi eğlenceli anlamadım!” Tabi ben de cevaben şunu söyledim: “Gönüllülük, zor olduğu için güzel değil, orada başka bir şey var. Anlatamam, gel bir daha bak.”

Bir süre sonra, arkadaşım gönüllülerin destek verdiği kuruluşlarda sadece kitap okumanın ötesinde, topluma fayda sağladığını fark etti. O 15 çocuğun her birinin hayatına dokunmanın ne kadar büyük bir fark yarattığını anlamaya başladı.

Gönüllülükte Öğrenilen En Önemli Ders

Hadi bir de gönüllülüğün derinliklerine inelim. Bu işleri yaparken, insan en çok şunu öğreniyor: Gerçekten önemli olan şey, parasal değil, manevi katkıdır. Çünkü gönüllülük yaparken aldığınız tek ödül, başkalarına yardım etmenin tatminidir. Ama bazen o tatminin boyutları, kahve döküp kıyafetinizi rezil etmek kadar büyük olur. Sonuçta “yardım ettiğiniz kişi” o kadar önemli değildir, ama “yardım ettiğiniz kişiye duyduğunuz gönülden sevgi” her şeyin önündedir.

Evet, yazının başında “gönüllülerin desteği ile toplum için hizmet eden kuruluş nedir” sorusunun cevabını aradık. Ama bir şeyi daha fark ettik: Gönüllü olmak sadece başkalarına yardım etmek değil, aslında kendini daha iyi hissetmek demek. Ne kadar tuhaf, değil mi? Yardım ettiğin kişi sana değil, sen ona yardım ediyorsun, ama sonunda seni de değiştiren bir süreç oluyor. Yani, gönüllü olmak aslında bir tür “iç yolculuk”.

Sonuç: Gönüllü Olmanın Zorlukları ve Güzellikleri

Kısa bir özetle, gönüllülük aslında başta kolay gibi görünüp, sonra seni zorlu bir yola sokabilen bir iş. Ama o zorlukların sonunda, bir çocuğun gülümsemesi, bir ihtiyacın karşılanması, ya da insanların birlikte hareket ettiği anlar var. İşte bu, gönüllülük yapmanın en güzel tarafı. Sonuçta hepimizin topluma katkı sağlamak adına bir şeyler yapabileceğimiz bir alan var.

O yüzden, “gönüllülerin desteği ile toplum için hizmet eden kuruluşlar nedir” sorusunun cevabı çok açık: Biz, birbirimize dokunarak, gönüllü çalışmalara katılarak toplumumuzu daha yaşanılır bir yer haline getirebiliriz. Eğer bunu yapabilen bir insan varsa, o insan da sensin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
elexbet güncel girişbetexper bahis