İçeriğe geç

Çanakkale 57. alaya ne oldu ?

Çanakkale’nin Unutulmaz Kahramanları: 57. Piyade Alayı’na Ne Oldu?

Tarihten Bugüne Uzanan Bir Anı ve Sorgulama

1915 baharında, bir imparatorluğun kaderi çizildiği günlerde, 57. Piyade Alayı’nın kısa ama çarpıcı varlığı, zamanla efsaneye dönüştü. Bu makalede, 57. Alay’ın savaş öncesi durumu, Çanakkale cephesindeki rolü, savaş sonrasındaki akıbeti ve günümüzdeki akademik tartışmaları ele alacağım. Okuyucuyu geçmişle bugün arasında bağ kurmaya davet eden bir anlatı…

57. Alay’ın Kökeni ve Savaşa Hazırlığı

57. Piyade Alayı, Osmanlı ordusunda yer alan bir birlikti. Kimi kayıtlarda 1880’li yıllara, kimilerinde 1891’e kadar uzanan geçmişiyle; 15. Tümen bünyesinde, önceleri İzmit – Tekirdağ çevresinde yerleşikti. ([Vikipedi][1])

I. Dünya Savaşı patlak verdiğinde, 19. Tümen’e bağlı olarak seferberlik kapsamında yeniden örgütlendi ve 1915 Şubat’ında Çanakkale’ye sevk edildi. ([Çanakkale Şehitlikleri][2])

Bu süreç, aynı zamanda bir “dönüşüm”ü de temsil ediyordu: 57. Alay, sıradan bir garnizon birliğinden, büyük bir mücadelenin parçası haline geliyordu.

Çanakkale Cephesi ve 25 Nisan 1915: Efsanenin Başlangıcı

25 Nisan 1915 sabahı, düşman kuvvetlerinin Anzak Çıkarması ile Arıburnu sahiline çıkmasıyla birlikte 57. Alay, bir anda harp tarihinin akışını değiştiren bir mihenk taşı haline geldi. ([Daily Sabah][3])

Tümen komutanı Mustafa Kemal Atatürk’in “Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum!” emriyle tüm birlik harekete geçti. ([TRHaber][4])
57. Alay ve destek birlikleri, Arıburnu–Conkbayırı hattında düşmanın ilerleyişini durdurdu; bu kritik karşı koyuş, Çanakkale Savaşı’nın dönüm noktalarından biri sayılır. ([faroutturkey.com][5])

Ancak bu başarının bedeli ağır oldu: Alay’ın önemli bir kısmı çatışmalarda şehit düştü. ([Vikipedi][6])

Savaş Sonrası: Tamamen Şehit Edildi Mi? Gerçek Ne?

Popüler anlatıda, 57. Alay’ın “o gece tamamen yok olduğu, hiçbir askerin sağ kalmadığı” sık sık ifade edilir. Ama bu anlatı tarihsel kayıtlarla tamamen örtüşmez. Aslında 57. Alay, 25 Nisan’dan itibaren Çanakkale cephesinde sürekli görev yaptı; savaş boyunca farklı hatlarda çatıştı. ([Tezara][7])

Ekim–Aralık 1915’teki yoğun muharebeler, Anafartalar, Conkbayırı ve Kanlısırt cephelerinde devam etti. Birçok asker, subay ve er şehit düştü; ancak tüm birlik yok olmadı. ([Malumatfuruş][8])

19 Ocak 1916’da ise 57. Alay, Çanakkale’den çekildi. ([hmdb.org][9])

Ardından, imzalanan takdir ve ödüller geldi: 30 Kasım 1915’te padişah tarafından Altın ve Gümüş İmtiyaz Madalyaları ile harp madalyası verildi; 25 Nisan 1916’da da sancağına resmi törenle takıldı. ([Vikipedi][10])

Bu belgeler, 57. Alay’ın tamamen imha olduğu yönündeki yaygın miti çürüten en somut delillerdir.

Günümüzde Anma ve Akademik Tartışmalar

Bugün, 57. Alay’ın anısı; 57. Alay Şehitliği, anma yürüyüşleri ve genç kuşaklara anlatılan destanlarla yaşıyor. ([challenge-gallipoli.com][11])

Ancak akademik tarih çalışmaları bu efsaneler kadar nettir. Yakın dönemde yapılan doktora çalışmaları, 57. Alay’ın savaş sonrası tamamen dağıtıldığı, sancağının düştüğü gibi yaygın iddiaların gerçeklerle bağdaşmadığını ortaya koydu. ([Tezara][7])

Tarihçiler; Alay’ın sadece 25 Nisan 1915’e değil, savaş süresi boyunca farklı cephelerde görev yaptığını; çekildikten sonra da geçici yeniden yapılanmalarla hizmete devam ettiğini vurguluyor. ([hmdb.org][9])

Bu bakış, 57. Alay’a dair yaygın “tamamen yok oldular” anlatısını sorguluyor — bu da tarih biliminin sorumluluğuyla örtüşüyor: Gerçekleri mitlerden arındırarak aktarmak.

Tarihin Yankıları: 57. Alay’ın Mirası Ne Demek Bugün?

57. Alay’ın hikâyesi, bir yandan milletin kolektif hafızasında bir kahramanlık destanı iken; diğer yandan tarihin, mitlerin ve hatıraların nasıl şekillendiğini gösteren önemli bir vakadır.

Bugün hâlâ 57. Alay’ın anısı yaşatılıyor; gençler yürüyüşlerle, ziyaretlerle, hatıra programlarıyla bu geçmişe saygı duruşunda bulunuyor. ([faroutturkey.com][5])

Ama akademik çalışmalar; bizden, kahramanlık övgüsü kadar — doğru bilgiye saygı ve tarihsel gerçekliğe sadakat bekliyor.

Okuyucuya sorular: Sizce bu tür savaş efsaneleri ne kadar sorgulanmalı? Tarihî kahramanlık ile belgelenmiş gerçekler arasındaki farkı bilmek ne kadar önemli? 57. Alay’ın efsaneleri ve gerçekleri arasındaki çizgi ne olmalı?

[1]: “57. Piyade Alayı (Osmanlı) – Vikipedi”

[2]: “57. Alay ve 57. Alay Şehitliği – Çanakkale Şehitlikleri”

[3]: “The 57th Infantry Regiment: Fallen heroes of the Battle of Gallipoli”

[4]: “Çanakkale 57. Alay Komutanı kimdir? 57. Alay hepsi öldü mü?”

[5]: “About Gallipoli – Gelibolu Peninsula > Canakkale, Turkish 57th Regiment”

[6]: “57th Infantry Regiment Memorial”

[7]: “Çanakkale muharebelerinde 57. Alay | Tezler | Tezara”

[8]: “Çanakkale’de Tamamen Şehit Düştüğü Sanılan Şanlı 57. Alay”

[9]: “57th Infantry Regiment Historical Marker”

[10]: “57th Infantry Regiment (Ottoman Empire)”

[11]: “57. Piyade Alayı Şehitliği – Challenge Gallipoli”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hipercasino şişli escort
Sitemap
elexbet güncel girişbetexper bahis